Ülkemiz satrançta hızlı bir yükseliş içerisinde.

Daha dün okulumuzda satranç kolunun yalnız temsilcisiyken, bugün okullarda yüzbinlerce çocuk satranç oynuyor. Binlerce veli, antrenör, hakem oyuncuların başarısıyla uğraşıyor. Avrupa çapında, dünya çapında madalyalar, kupalar arka arkaya geliyor. Bu hızlı yükseliş içersinde satrancın hacmi genişliyor. Altyapı sorunları meydana çıkıyor. Bu büyümeyle birlikte bizim de büyümemiz gerekiyor. Gazetelerde haftalık satranç köşelerine, internet ortamında satranç sitelerine, yayıncılara, çevirmenlere, satranç fotoğrafçılarına, satranç gazetecilerine, organizatörlere, iyi donanımlı satranç öğretmenlerine  ihtiyaç duyuluyor.

İşte biz de bu nedenle bir satranç sitesi yapmaya karar verdik. Fakat açılış, oyunortası, oyunsonu düşünceleriyle değil başka bir bakış açısıyla: Sanat!

Satranç sadece bir yenme-yenilme oyunu değildir. Hayata bakış açımızdır. Bu açıyı ne kadar geniş tutabilirsek olayları doğru yorumlama konusunda o kadar mesafe katetmiş olacağız. Satranç sanatın bir parçasıdır. Biz hamlelerimizi seçerken o güne kadar getirmiş olduğumuz kültürümüzü de yansıtıyoruz tahtaya. Fikirlerimiz, düşüncelerimiz ne kadar büyükse, derinliği yakalama şansımız o kadar yüksek oluyor.

Beni küçüklüğümden beri en çok etkileyen kültür olaylarından biri de TRT 2 idi. Kitapla, müzikle, küçük yaşamların büyük fikirleriyle örülmüş belgeselleriyle reyting kaygısından uzak bir kanaldı ve benim de yaşamımı oldukça değiştirdi. Hayata bakışımı, baktığım ama göremediğim incelikleri ve bu incelikler sayesinde olayları daha iyi çözmemi sağladı. İşte bu sitenin de amaçladığı şey satrancın TRT 2' si olmak. Satrancı edebiyatla, resimle, fotoğrafla, makalelerle buluşturmak.

Kendi denizimizden çıkıp okyanuslarda yeni oyunlar bulmak.




Güncellemeler